Ahmet Zeki Üçok: Özel, toplum vicdanında yargılandı ve mahkum edildi

Nilüfer DEMİR - Hülya ELTEŞ/BODRUM (Muğla), () - HAVA Kuvvetleri Komutanlığı eski Başsavcısı emekli Albay Ahmet Zeki Üçok, Genelkurmay eski Başkanı Necdet Özel'in açıklamalarına tepki gösterdi. Üçok, Özel'in yaptığı...

Ahmet Zeki Üçok: Özel, toplum vicdanında yargılandı ve mahkum edildi

Nilüfer DEMİR - Hülya ELTEŞ/BODRUM (Muğla), () - HAVA Kuvvetleri Komutanlığı eski Başsavcısı emekli Albay Ahmet Zeki Üçok, Genelkurmay eski Başkanı Necdet Özel'in açıklamalarına tepki gösterdi. Üçok, Özel'in yaptığı açıklamalarla ilgili olarak, "Özel, toplum vicdanında yargılandı ve mahkum edildi, yapacağı hiçbir açıklama onu toplum nezdinde affedilmesi için vesile olmayacaktır" dedi.
Hava Kuvvetleri Komutanlığı eski başsavcısı emekli Albay Ahmet Zeki Üçok, Bodrum'da Doğan Haber Ajansı'nın sorularını yanıtladı. Üçok, Özel'in 'CIA konuşulmadı' açıklamaları, Fethullahçı Terör Örgütü Yapılanması ile ilgili bilgilendirme yapılmadığı ve 48 general-amiralin emekli edilmesi, askeri yargı atamaları ile ilgili açıklamalarına ilişkin konuştu. 
'CIA VE FETULLAHÇILAR OLARAK KONUŞULDU'
Emekli Albay Ahmet Zeki Üçok, "Özel'in röportajında maalesef birçok konuyu, sadece kendisini ve bu süreçteki hataları örtmek, savunmak amacıyla çarpıttığını ve hatta zaman zaman da çok üzülerek söylüyorum bunu, ama yalan söylediğini görüyoruz. Bu haber çıktığı gün, yani 'CIA ve FETÖ konuşulmadı' diye başlıklı röportajın çıktığı gün, Sayın Bilgin Balanlı beni aradı ve kendisi bana gazetede sayın Özel'in kendisi ile yaptığı bu konuşmanın geçmediğini, böyle bir konuşma olmadığını, o dönemde FETÖ diye bir şeyin olmadığını söylediğini, halbuki bu konuşmanın tamamı ile ikisinin arasında geçtiğini, tabiî ki FETÖ olarak değil, ancak Fetullahçılar ve CIA olarak geçtiğini ve kendisine bu konuda anlattığını, sayın Özel'in de 'evet ben de size katılıyorum' bu ve benzer mimarilerde konuştuğunu bana söyledi. Ben de kendisine dedim ki, 'Komutanım siz de çıkın anlatın bunu' dedim. O da bana kendisinin eski bir komutan olduğunu, öyle komutanlar arasında bu tür polemiklere girmek istemediğini söyledi. O zaman dedim ben anlatayım ve benim anlatabileceğimi söyledi. Yani Sayın Bilgin Balanlı, bu olayı bana aktardı, o zamanlar ben de bunu kamuoyu ile paylaştım. Yani burada kesinlikle Bilgin Balanlı paşamız doğru söylüyor. Sayın Özel ne yazık ki bu konuyu çeşitli yöntemler kullanarak saptırmaya çalışıyor. Kaldı ki böyle bir konuşma yapılmış olmasının ne gibi kendisiyle ilgili bir mahsur doğuracağını çok da anlamış değilim açıkçası" dedi.
'FETULLAHÇI YAPILANMAYI BEN VE ARKADAŞLARIM DEFALARCA ANLATTIK'
Üçok, Fethullahçı yapının anlatılmadığını söyleyen Özel'e "Bu söylemini, artık çok üzülerek söylüyorum ki; külliyen yalan söylüyor yani. Bu ülkenin ordusunu 4 yıl Genelkurmay Başkanı olarak yönetmiş birisine, ben bu tür konuşmaları hiç yakıştıramadım. Bunun tamamıyla savunma içgüdüsü ile yapıldığını düşünüyorum. Çünkü bizim yaptığımız bütün müracaatların, sadece benim değil, tabii ki diğer arkadaşların yaptığı bütün müracaatların da kayıtları var. Ben defalarca Genelkurmay Askeri Savcılığı'na gidip ifade verdim. Bunların da kayıtları oradadır. Benden sonra işte Ali Türkşen gitti, Fuat Selvi gitti, bir sürü arkadaşlarımız gitti. Hepsi gittiler, tek tek bu Fetullahçı yapılanmayı anlattılar. Biz bunlarla da yetinmedik. Ben aynı zamanda 27 Mart 2014 tarihinde Ankara Terörle Mücadele ve Ankara Savcısı Serdar Coşkun'a ifade verdim. Orada bütün listeyi hatta Kara, Hava, Deniz, Jandarma diye hem yazılı olarak verdim, hem de dijital ortamda verdim. Genelkurmay Başkanlığı'nda ismini vermeyeceğim bir arkadaşım, verdiğimiz listeleri hiçbir geciktirme yapmadan Genelkurmay Başkanlığı'na gönderdiklerini söyledi. Gönderme yazılarını da çıkarırlarsa çok utanır diye düşünüyorum sayın Özel'in. Yine ben aynı bilgileri 29 Nisan 2014 tarihinde de MİT'e bir dilekçe ile gönderdim. Yani kendisinin bizden haberimiz yoktu falan demesi, hakikaten yakışıksız. İnsan tamam diyebilir, biz hatalıydık onu kabul ediyorum ama bize böyle hiçbir bilgi gelmedi, işte bu nedenle de bir işlem yapamadık demesi" dedi.
'ÖZEL, FETÖ'NÜN NASIL SORUŞTURULACAĞINI BİLMEYEN BİR KOMUTAN OLARAK GELDİ'
Üçok, Özel'in Fethullahçı terör örgütü mensuplarının nasıl soruşturulacağını bilmeyen bir komutan olarak geldiğini belirttiği açıklamasında şunları söyledi:
"FETÖ, yani bir terör örgütü ile ilgili bir soruşturmanın kimin yapacağını bir genelkurmay başkanının bilmemesi mümkün değil. Bilmiyorsa, zaten bilmediğini de gördük. Milli Savunma Bakanlığı'ndan müfettiş istiyor ve onlar kendisine rapor getiriyorlar, ondan sonra da göreve devam ettirdiğini söylüyor. Bir insanla ilgili FETÖ üyesi olduğu geliyorsa, bunu inceleyecek olan 2-3 tane kurum vardır. Birincisi emniyet teşkilatı kolluk olarak, ikincisi milli istihbarat teşkilatı, diğeri de yine adli kolluk görevi itibariyle belki jandarma komutanlığı bunu yapabilir. Yani Milli Savunma Bakanlığı'nın, hele hele müfettiş nasıl böyle bir soruşturma açar. Onların yasada belirtilen yetkisi belli, yani istiyorlarsa maddelerini de söylerim, hangi maddeler olduğunu. Sadece idari soruşturma yapar yoksa bu suç örgütü mensubu mudur, Fetullahçı mıdır, Fetullahçı Terör Örgütü üyesi midir? Bunları yapma yetkisi tamamı ile bu saydığım 3 kuruma aittir. Zaten bunlara bildirmeyerek Sayın Özel görevini ihmal etmiş, hem bence de bunu bilinçli yapmış olduğunu düşünüyorum. Çünkü yani bu araştırmayı MİT'in ya da emniyetin yapacağını bir genelkurmay başkanının bilmeyeceğini düşünemiyorum. O nedenle zaten buradan da şunu anlıyoruz; Sayın Özel Fetullahçıların, Fetullahçı Terör Örgütü mensuplarının nasıl soruşturulacağını bilmeyen bir komutan olarak geldi ve bilmeyen bir komutan olarak kendi döneminde 2011-2014 yıllarında bugün darbeye katılan, darbeci olarak geçen general ve amirallerin neredeyse yüzde 70'i onun döneminde terfi ettirildi, general yapıldı. Demek ki o zaman da benzer soruşturmalar yapmış, Fetullahçı Terör Örgütünün nasıl alçak bir örgüt olduğunu kavrayamamış. Bugün bu ülkenin meclisini bombalayan, bu ülkenin Cumhurbaşkanın konutunu bombalayan, bu ülkenin kahraman polislerini öldüren adamları terfi ettirmiştir. O yüzden ben Sayın Özel'in sadece vicdanında, tarih önünde, bunun sorumlusuyum demesini yeterli bulmuyorum. İnşallah bu yaptıklarına ilişkin olarak, yasalar önünde kanun önünde hakimler ve savcılar önünde de ne gerekiyorsa, onun da karşılığını vermesi gerektiğini düşünüyorum."
'YALANCI GENELKURMAY BAŞKANIMIZ VAR DEDİRTMEK İSTEMİYORUZ'
Üçok, 2 yılda 48 general-amiralin masumiyet karinesi hala geçerli iken emekli ettirildiğini belirterek, "Sayın Özel burada da büyük bir kandırmacaya girişmiş durumda. Özel, 'Ben rütbe bekleme süresi olan 4 yılını doldurmayan hiçbir generali YAŞ'a getirmedim' diyor. 926 sayılı TSK personel kanununa göre rütbe bekleme süreleri general ve amiraller için 4 yıldır. Ama ne yapabilirsiniz, bu süreleri yine aynı kanunun 49. maddesine göre Genelkurmay Başkanlığı teklifi ve şura üyelerinin 2/3'ünün onayı ile bu kişilerin sürelerini uzatabilirsiniz, bu kişileri terfi ettirebilirsiniz, ya da emekli ettirebilirsiniz. Sayın Özel haklarında hiçbir mahkeme kararı olmayan, yani masumiyet karinesi hala geçerli olan, 2012 yılında 11 arkadaşımızı, general-amiralimizi emekli etti. Yine 2013 yılında 37 general-amiral arkadaşımızı emekli etti. Biliyorsunuz Balyoz Davası 9 Ekim 2013 yılında yargıtaydan onaylandı. Bu karar kesinleşmeden önce Sayın Özel bizim 48 arkadaşımızı emekli etti. Peki sonra ne yaptı. 2014 yılında 19 Haziran'da Anayasa Mahkemesi Balyoz davasında bir ihlal kararı verdi. Bu ne demektir, Balyoz'da da adil bir yargılama yapılmadı, bu insan suçsuz olabilir. Yeniden yargılama oldu, bu insanlar zaten beraat etti. Özel, Anayasa Mahkemesi'nin ihlal kararına rağmen, 19 Haziran'dan sadece 1,5 ay sonra, 12 general-amiral arkadaşımızı tekrar emekliye sevk edilmesi için YAŞ'a teklifte bulundu. 12 arkadaşımız YAŞ onayı ile emekli edildi. Şimdi çıkıp 'Ben o arkadaşlarımızın, ne kadar kahraman olduklarını, nasıl iyi komutan olduklarını biliyorum. Ama ben kanunlara uydum, ben vicdanımın sesini dinledim' gibi böyle halkı kandıran açıklamalar yapması en azından bizim ölen, bu sürede şehit olan arkadaşlarımıza hakarettir. Lütfen artık biz sağ olduğumuz müddetçe çıkıp televizyonlarda falan konuşma yapmasın. Çünkü yaptığı her konuşmanın karşılığını bizden alacaktır. Böyle yalancı Genelkurmay Başkanımız var dedirtmek istemiyoruz. Buna benzer konuşmaları orduevinde, kendi arkadaşları ile sohbetlerinde yapsın" dedi.
'ÖZEL TOPLUM VİCDANINDA YARGILANARAK MAHKUM EDİLDİ'
Özel'in askeri yargı atamaları ile ilgilerinin olmadığını belirten açıklamasıyla ilgili de Üçok şunları söyledi:
"Yaklaşık 40 senedir, TSK'da askeri hakim savcı olarak görev yapıyorum. Havacı olduğum için, bizim atamalarımız Hava Kuvvetleri Personel Başkanlığı tarafından hazırlanır, Genelkurmay Başkanlığı'na gönderilir, tüm atamalar toplanır, Genelkurmay Başkanlığı'nın da tasarrufu varsa dikkate alınır ve Milli Savunma Bakanlığı'na gönderilir. Milli Savunma Bakanı bunu bir kararname haline getirir. Sonra Başbakanımız imzalar, sonra da Cumhurbaşkanı'na arz edilir, imzalaması ile de resmi gazetede yayınlanır ve askeri yargının atamaları bu şekilde olur. Bu atamaların neredeyse tamamı Genelkurmay Başkanlığı'nın bağlısı olan Kara, Hava, Deniz, Jandarma Genel Komutanlıklarının personel başkanlıklarınca yapılır. Askeri yargının yüzde 80'ine yakını FETÖ yapılanması içinde yer aldığı için açığa alınıp, hapse atılınca sayın komutan bu durumda yine kendisini, üzülerek söylemek istiyorum 'sıyırmak' için, böylesine bir yalan içerisine girmesini de, artık Özel'e, böyle şeylere gerek yok diyorum. O zaten toplumun vicdanında yargılandı ve mahkum edildi. Bundan sonra yapacağı hiçbir konuşma, onu bu toplumun nezdinde affedilmesi için bir vesile olmayacaktır. Her söylediği ile daha da dibe batıyor. Biz de eski bir komutanımız olduğu için kendisinin bu hallere düşmesinden üzüntü duyuyoruz. Hiç gerek yok, gitsin evinde torunlarına baksın, orduevlerinde arkadaşları ile sohbet etsin. Ama çıkıp da böylesi konularda, hele hele bizim bunu yaşayarak, bizzat bütün ailelerimizle, bütün kişiliğimizle, benliğimizle yaşayarak içinde bulunduğumuz bir süreçle ilgili kalkıp, gerçeğe aykırı söylemlerde, röportajlarda bulunmasın."
'MAHKEME KARARI İLE ALINMIŞ HAKKI, KENDİSİNİN İYİ BİR İNSAN OLDUĞUNU ANLATMAK İÇİN ÜSTLENDİ'
2010 YAŞ toplantısında 3 general ve amiral arkadaşın terfilerinin hükümet tarafından onaylanmaması ve sonrasında açtıkları mahkeme kararı ile bu haklarını aldıklarını belirten Üçok, "2010 şurasında 3 general ve amiral arkadaşımız bir üst rütbeye terfi edildi. O dönemin hükümeti, bu kişilerin terfisi ile ilgili onay vermedi. Bu durumda da Sayın Özel, 'böyle bir durum oldu. Ama ben gittim, konuştum. Hükümeti ikna ettim, onların terfilerini sağladım' diyor. Şimdi bu da doğru değil. En azından doğru değil, başka bir terim kullanmak istemiyorum. Çünkü bu arkadaşlarımız terfileri YAŞ tarafından 2/3 oranıyla onaylandıktan sonra, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'ne dava açtılar. Bu davayı kazandılar. Her üçünün de bir üst rütbeden nasıplarının yapılmasına Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin kararı kesinleşti. Bu arkadaşlarımız ondan sonra bir üst rütbeye terfi etti. Yoksa Sayın Özel'in gidip hükümet ile konuşup da bir şey yaptığı yok. Mahkeme kararı ile alınmış bir hakkı, kendisinin ne kadar iyi bir insan olduğunu anlatmak için üstlenmesini, bu bağlamda anlayışla karşılıyorum" dedi.
'KOMUTA KADEMESİ TERFİ SİSTEMİ YENİLENMELİ'
Üçok, komuta kademesi terfi sisteminde büyük problem olduğunu ve yenilenmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
"15 Temmuz darbesi bize, komuta kademesi terfi sistemimizde büyük bir problem olduğunu gösteriyor. Bakıyorsunuz, bir genelkurmay başkanı çıkıyor, halkın gözünün içine baka baka gerçeğe aykırı beyanlarda bulunuyor. Yine diğer genelkurmay başkanlarına bakıyorsunuz, darbe gecesi bu ülkenin meclisi bombalanırken, Cumhurbaşkanı'nın konutu bombalanırken, halkın üzerine ateş edilirken, tanklarla insanların üzerine gidip ölümlerine sebep olunurken, biz komuta kademesinin nerede olduğunu daha yeni yeni öğreniyoruz. Bir bakıyoruz ki Sayın Deniz Kuvvetleri Komutanı İstanbul'un arka sokaklarında saklandığını söylüyor. Hava Kuvvetleri Komutanı bir düğünde, Jandarma Genel Komutanı'nın nerede olduğunu bugüne kadar kimse açıklamadı. Diğer komutanlarımız, darbe var diye kendisine MİT müsteşarı geliyor 2 defa anlatıyorlar, ne karargahını topluyor, ne işte bu olay için Genelkurmay Başkanlığı'nda J başkanları dediğimiz, harekat komutanı, istihbarat daire başkanı gibi bunları toplamadan, sadece Kara Kuvvetleri Komutanı'na git bak bakalım orda bir hareketlenme var mı? Hiç böyle bu darbenin ciddiyetine yakışmayacak bir önlem işlemi yapıyor. Yine bakıyoruz, bütün komutanlarımızın emir subayları, emir astsubayları bu darbenin içerisinde yer alıyor. Bu komuta kademesinin terfi ettirdiği generallerin, amirallerin yüzde 70-80'i darbe faaliyetinin içerisinde yer alıyor. Şimdi böyle baktığımızda, insanın aklına hakikaten bu ülkedeki general-amiral terfi sistemi, komutan atama sisteminde bir sorun mu var? Bana göre var yani şu anda. 15 Temmuz'da bunu çok net gördük, acı bir şekilde yaşadık. O halde bu general-amiral terfi sisteminin, yine komuta atama sisteminin, komutanların nasıl belirleneceğine ilişkin, bence Türkiye'nin yeni baştan bir yazılıma girmesi lazım. Yeniden bu terfi sistemleri komutanlık sistemleri, bir kanunla mı belirlenir, yoksa meclisin yetkisine mi verilir ki; birçok ülkede olduğu gibi, yoksa bunun farklı bir çözümü olması lazım. Yoksa biz her yıl, her 10 yılda bir, 15 yılda bir darbelerle karşı karşıya kalan, ikinci sınıf bir dünya ülkesi görüntüsü vermeye devam edeceğiz. Bu hususun, hükümet, Cumhurbaşkanı, muhalefet partileri, Meclis tarafından gündeme getirilmesini ve TSK'nın artık 15 Temmuz, 12 Eylül ve buna benzer darbeler yaşamayacak şekilde yapılanmaya, bir terfi sistemine gitmesine, bir komuta atama belirleme düzeninin yerleştirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gerekli çalışmaların yapılması gerektiğine inanıyorum" dedi.

FOTOĞRAFLI

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.